Tarihçe

Demokratik rejimin hüküm sürdüğü ülkelerde basının vazgeçilmezliği herkesçe kabul gören bir olgudur. Kamuoyunun eksiksiz, tarafsız ve tamamıyla doğru olarak bilgilendirilmesi, gücünü vatandaşlarının iradesinden alan bir hukuk devletinde halkın siyasi-toplumsal tercihlerini sağlıklı olarak kullanabilmesi açısından son derece büyük bir önem arz etmektedir. İşte bunun bilincinde olan İstanbul Gazeteciler Cemiyeti, 1947 yılında İstanbul Üniversitesi Senatosu’na başvurarak, gazetecilik eğitimi veren bir yüksek öğrenim kurumunun faaliyete geçmesini istemiştir. Amaç, ülkenin yaşamında önemli payı olan gazetecilerin bilimsel temellere dayalı, çağdaş bir eğitim ortamından geçerek yetişmeleridir.

İÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİNİN TARİHÇESİ

Gazetecilik Enstitüsünün kurulma aşaması

Bu düşünceden hareketle Gazetecilik Enstitüsünün kuruluşuna öncülük eden Gazeteciler Cemiyeti Kurucu Başkanı Sedat Simavi, aşağıdaki yazıyı hazırlamış ve bunu İstanbul Üniversitesi Rektörü Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar’a sunmuştur. Yazıyı aşağıda aynen aktarıyoruz:

“Bilhassa demokratik bir inkişaf içinde bulunan memleketimizde matbuat müessesesinin önemi ve sosyal hayatımızdaki tesiri inkâr olunamayacağı için, içtimai hayatımızın tekevvün ve inkişafında rolü olan basın mensuplarının da daha iyi bir tarzda yetiştirilmeleri, memleket menfaati bakımından küçümsenmeyecek bir mahiyet arzetmektedir.

Amerika’da, Fransa’da, harpten evvel Almanya’da, İsviçre’de ve Avusturya’da Üniversitelerde Gazetecilik Enstitüleri kurulmuştur. Partiler arasındaki mücadelelerde ve efkârı umumiyenin hazırlanmasında ve efkârı umumiye tarafından gazetelerin tesir altında bırakılmaları hâdisesinde, gazetecinin şahsi kanaatlerini ortaya atabilmesi için kendisinin bilgili, ruhunda memleket muhabbetiyle birleşmiş bir hak duygusu taşıması lâzımdır. Gazeteciliği merak edecek namzetlerde, umumi malumatı arttıracak, hak duygusunu telkin edecek, ona hukuki ve içtimai malumat verecek müessese, ancak bir Gazetecilik Enstitüsü olabilir.

Bugünkü durum

Memleketimizdeki basın elemanları hep ampirik olarak yetişmişlerdir. Ekserisi muhabir olarak gazeteye girmiş, zekâsıyla ve faaliyetiyle zamanla mesleğinde temayüz ederek tahrir müdürlüğü yapmış ve imkân bulunca da re’sen gazete çıkararak, gazete sahibi olmuştur. Memlekette basın müessesesinin lüzum ve ehemmiyeti hakkında umumi bir kanaatın uyanmamış olması, mesleğin istikrarsız bulunması ve ekseriyetle meraklılar için önü kapalı olması dolayısıyla gazetecilik rağbet görmemiştir. Halbuki, okuma yazmanın memlekette artması, demokratik inkişafın bir emrivaki olması, gazeteciliğin bu suretle hür bir meslek halinde taazzi edebilmesi imkânlarını da açmış bulunuyor. Bu inkişaf, ancak mesleğe kıymetli elemanların iltihakıyle mümkün olabilir, kurulması mutasavver olan enstitü, bu bakımdan mesleğe büyük hizmetlerde bulunacaktır.

Ne düşünüyoruz?

Gazeteciliği meslek edinenlerde iki türlü malumata ihtiyaç vardır:

1-Nazari ve umumi:

Gazeteci lise mezunu olsun olmasın asgari bir malumat seviyesiyle mücehhez olmalıdır ki, elindeki neşir vasıtasını, o vasıtadan beklenen hizmetleri göreceği tarzda kullanabilsin.

Bu itibarla:

  • Sosyoloji
  • İktisat ve iktisadi doktrinler,
  • Belli başlı hukuku âmme ve hukuku esasiye meseleleri ve siyasi fikir cereyanları,
  • Devletler arası hukuk ve bununla karışık olarak siyasi tarih,
  • Ceza hukuku nazariyatı ve basın yoluyla irtikab edilecek
  • Suçlar hakkında malumat,
  • Mukayeseli basın hukuku nazariyatı,
  • Maliye,
  • Beşeri ve iktisadi coğrafya,
  • İdare hukuku,
  • Mümkünse ceza ve hukuk mahkemeleri usulleri,
  • Ecnebi dil, bilhassa İngilizce

gibi dersler ve malumat ile, gazetecinin ve gazeteciliğe meraklı olanların nazari ve umumi bilgileri arttırılmış olur. Ancak bu yetmez. Bir de bu malumatın ameli ve mesleki bilgilerle de genişletilmesi lâzımdır ki, gazeteciliğin en basit kademesine giren bir namzed, en yüksek mertebelere kadar yükselebilsin.

2-Umumi ve mesleki dersler:

  • Bir gazetecinin mürettiplik ve matbaacılık hakkında umumi malumatı olması lazımdır. Harf ve makinelerin çeşitleri, kullanılış tarzları ölçüleri (ilâh.. gibi)
  • Gazeteci her gün önüne gelen havadisler arasında o havadisleri değerlendirecek bir melekeye sahip olmalıdır. Okuyucunun alakasını celbedecek tarzda bu havadislerin arz edilmesi, başlık koyma san’atını teşkil eder. Gazete sekreterliği ve gazetenin pratik olarak tertip edilmesi öğrenilecek mevzular arasındadır.
  • Havadislerin, röportajların, makalelerin yazılış tarzı ve bunların kıymetine göre yazıya verilecek istikamet ve yazıda merkezi sıklet tayini ve muayyen fikirleri, gazetedeki açık yerlere göre, yazının kıymetini düşürmeden muhtelif boyda yazabilmek melekesini temin edecek ders (tahrir).
  • Fotoğraf, resim ve çinkografi hakkında pratik malumat, matbaa makineleri ve umumiyetle malzeme hakkında fikir.
  • Stenografi,
  • Gazetecide sürat-i intikal, merak ve mesleki uyanıklık gibi hassaların inkişaf ettirilmesini temin edecek tatbiki dersler,
  • Gazeteciliğin inkişafını ve dünyadaki mevkiini iyice belirtmek için, gazeteciliğin ve gazetelerin tarihi.

Bu enstitüye kimler devam edebilir?

  1. Hem yüksek tahsil görmüş meraklı gençleri bu mesleğe celbedebilmek, hem de meslekte çalışan fakat lise mezunu olmadıkları için yüksek tahsile devam edemeyen gazetecilerin fikri inkişaflarını temin edebilmek için, bu enstitünün iki nevi talebe almasını temenni ediyoruz. Tasavvurumuza göre bu enstitü Hukuk Fakültesine bağlı olacağına göre, Hukuk, İktisat ve diğer fakültelere devam eden talebe veya yalnız gazetecilik tahsil etmek isteyen lise mezunları bu enstitüye devam ederek, imtihanda muvaffak oldukları takdirde kendi fakültelerinden aldıkları diplomadan başka bir de sertifika temin ederler. Bu sertifikanın yalnız lise mezunu enstitü müdavimleri için temin edeceği hakların şümulünü takdir keyfiyeti tamamiyle üniversiteye aittir.
  2. Gazetecilikte muayyen bir müddet çalıştığı Gazeteciler Cemiyeti tarafından tasdik edilerek bu enstitüye müracaat eden ve tahsil derecesi şartı aranmaksızın, Enstitüye kabul edilerek imtihanda muvaffakiyet gösteren basın mensupları ise yüksek tahsil belgesi mahiyetini hiçbir zaman tazammun etmiyecek bir belge alırlar. Bu belge yalnız basın muhitinde, işe girerken bir tercih sebebi olarak kullanılabilir. Bu tip öğrenim, geçici mahiyette asıl enstitü mezunları yetişinceye kadar olabilir.

Netice

Tahsil müddetinin kaç sene veya kaç sömestr olacağı, ders programlarının mahiyeti, sömestrlere göre tarzı taksimi ilâh… gibi meseleler hakkında hiçbir mütalaamız olmadığını ve bu hususların, tamamiyle üniversitenin yüksek tecrübesi çerçevesi içinde olduğunu arzederken, yukarıdaki notları da sırf düşündüklerimizi bildirmiş olmak için takdim ettiğimizi, bu hususta üniversitenin girişeceği teşebbüse Cemiyetimizin teşkilâtiyla icabeden yardımı yapacağını arz ederiz.

Bu vesile ile, dördüncü kuvvet olarak tavsif edilen, hizmetinin genişliği ve neşriyatının halk tabakaları üzerindeki tesirleriyle, bihakkın ehemmiyetli bir müessese olan basının, kalite bakımından kalkınmasının, dolayısıyle memlekete büyük hizmetler ve faydalar sağlayacağını ve buna ön ayak olmak suretiyle de Üniversitemizin memleket fikir ve yayın hayatına müessir bulunmuş olacağını da kaydederek, lütfen derin saygılarımın kabülünü rica ederim.”

İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Başkanı
Sedat Simavi


Enstitünün kuruluşu ve amaçları

Konuyu görüşen Üniversite Senatosu Hukuk, İktisat ve Edebiyat Fakültelerinin görüşlerine başvurmuştur. Bu fakültelerce kurulan özel komisyonların raporları incelendikten sonra, 1950 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne bağlı olarak “Gazetecilik Enstitüsü” kurulmuştur. Gazetecilik Enstitüsü’nün yönetmeliği Milli Eğitim Bakanlığı’nca 20 Haziran 1950 tarihinde onaylanmış ve 29 Kasım 1950’de Türkiye’de ilk kez gazetecilik yüksek eğitim ve öğretimine başlanmıştır. 1950-1951 ders yılında ilk öğrencilerini kabul eden ve 2 yıl süreli olarak eğitim veren Enstitü’nün müdürlüğüne Ord. Prof. Dr. Şükrü Baban getirilmiştir. Gazetecilik Enstitüsünün 3 Temmuz 1950 tarih ve 7.548 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliği’nde Enstitü’nün amaçları şu şekilde belirtilmiştir: Gazetecilik konularıyla ilgili meseleleri araştırmak, gazeteciliği ilgilendiren konular hakkında ilmi ve mesleki öğretim yapmak, yabancı üniversitelerin gazetecilik enstitüleriyle ilmi işbirliği yapmak, milletlerarası gazetecilik kongre ve konferanslarına katılmak.

Gazetecilik Enstitüsünün kuruluşunun basına yansımaları

Gazetecilik Enstitüsü kurulduğu zaman ortaya atılan fikirler arasında, gazetecinin okuldan yetişemeyeceği, tahsile gerek olmadığı yer alsa da, basın kuruluşları ve üniversite çevrelerinde olumlu karşılanmıştı. İkinci Dünya Savaşından sonraki dönemde ülkemizde çok partili hayata geçilmesiyle birlikte basının da üzerindeki sorumluluğun arttığı bir dönemde enformasyonun gerek elde edilmesi, gerek olumlu ve etkili bir şekilde kullanılmasının; yetenekli, bilgili ve sorumlu bir gazeteci kitlesini gerektirdiği kanısı yaygınlaşmıştı. Bu gereğin yerine getirilmesinde ise bilimsel temellere dayalı, çağdaş bir eğitimin oynayacağı rolün önemi açıkça görünür olmuştu. Nitekim Enstitü, açılışına rastlayan günlerde Türk Basını’ndan büyük ilgi görmüştür. Çeşitli konuşmacılar ve yazarlar verdikleri demeçler ve yazdıkları yazılarla kuruluşu kutluyorlar, gelecek için güzel ümitler beslediklerini açıklıyorlardı. Aşağıdaki yazı, Enstitünün kuruluşundan bir gün önce 28 Kasım 1950 tarihinde Necdet Evliyagil imzasıyla Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanıyordu:

“Bizde bugüne kadar Garp memleketlerinde olduğu gibi Üniversitelere bağlı Gazetecilik Enstitüleri yoktu. Bizim gazetecilerimiz şimdiye kadar hep kendi kendilerini yetiştirmişler, gazetecilik için lazım olan bilgileri, bu meslekte çalışmaya başladıktan sonra binbir güçlükle ve yavaş yavaş edinmişlerdir. Bugüne kadar devam edegelen “Babıâli” mektebinin yanında şimdi bir yenisinin temeli atılmıştır. İstanbul Gazeteciler Cemiyeti iki yıl evvel bu noksanımızı gidermeye karar vererek bir enstitü kurulması için Üniversite Senatosuna müracaat etmiş, üniversite de bu teklifi memnuniyetle karşılamıştı, o zamanki rektör Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar ile birlikte arkadaşlarının yakın ilgi, umumi bir takdir ve memnuniyet uyandırmıştır. Bunun üzerine Ord. Prof. Dr. Şükrü Baban’ın başkanlığı altında bir komisyon harekete geçerek “Gazetecilik Enstitüsü Talimatnamesi ve Programı”nı hazırladılar. Bu komisyonda tanınmış ilim adamlarımız da vazife aldılar. Yönetmelik nihayet Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da tasdik edildi. Bu suretle, iki yıl evvel çalışmağa başlayan Gazeteciler Enstitüsü idare heyeti, birkaç haftadan beri mesleki ders hocalarıyla teşriki mesai ederek, Enstitünün ders programını tesbit etti. Gazetecilik Enstitüsünde okutalacak dersleri iki büyük gruba ayırmak mümkündür: Birinci grup, Üniversitede okutulan ve gazetecilik için lüzumlu görülen branşları ihtiva edecektir. İkinci grup mesleki dersleri ihtiva etmektedir. Bu dersler de tanınmış gazetecilerimiz tarafından verilecektir: Gazetecilik Enstitüsü yabancı üniversitelerin gazetecilik enstitüleriyle ilmi işbirliği yapmaya karar vermiştir. Enstitü bundan başka milletlerarası gazetecilik kongre ve konferanslara da katılacaktır. Prof. Dr. Refii Şükrü Suvla’nın dediği gibi:

“Gazetenin cemiyet hayatında vazgeçilmez bir ihtiyacı karşıladığını anlamak için, memleketin birgün gazetesiz kaldığını tasavvur etmek kâfidir. Gazetesiz bir memleketi, görme, işitme, söyleme, hattâ düşünme imkânlarını kaybetmiş bir insana benzetmekle yanlış bir teşbih yaptığımı sanmıyorum. Gazete, cemiyetin kültürünü yükselten, memleketi dünyaya tanıtan en pratik vasıtadır.’’ Bu mütalaya herhalde iştirâk etmeyenimiz yok gibidir.

Enstitü, üniversite merkez binası arkasında inşa edilen bloklardan birine yerleşmiştir. Enstitüye kaydolan öğrencilerin miktarı ise 600’e yaklaşmıştır. Enstitü, bugün saat 16.00 da iki numaralı dershanede yapılacak bir töreni müteakip açılacak, bu münasebetle Rektör Prof.Dr. Ömer Celal Sarç ile İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Lütfi Barkan ve Enstitü Direktörü Ord.Prof.Dr.Şükrü Baban birer konuşma yapacaklardır. Davetlilere bundan sonra Profesörler Evinde bir çay verilecektir.

Enstitümüze muvaffakiyetler dileriz.”

Necdet Evliyagil


Enstitüye girişte aranan şartlar nelerdi?

Gazetecilik Enstitüsüne kayıt yaptırmak için, üniversitenin herhangi bir bölümüne giriş şartlarına sahip olmak, lise diploması almış bulunmak gerekiyordu. Lise diplomasına sahip olanların sınavlara girebilmeleri için eleme niteliğindeki Türkçe kompozisyon sınavından geçmiş olmaları şartı aranıyordu. Enstitü İdare Heyeti, öğrencilerin takip edecekleri dersleri ve girecekleri diploma sınavlarının konularını öğrencinin eğitim durumuna göre kararlaştırmaktaydı.

Yönetmelikte yer alan diğer bir madde ile, basın hayatında en az iki yıl bifiil çalıştıkları mesleki teşekkülleri tarafından önerilen ve Enstitüye kabulleri tavsiye edilen gazeteciler de iki yıl içinde müracaat ettikleri takdirde lise bitirme ve olgunluk diplomaları aranmaksızın öğrenci olarak Enstitü’ye kabul edilebiliyordu (Bu madde 1952 yılında yürürlükten kaldırılmıştır).

O dönemde, günümüzde “çift anadal sistemi” olarak adlandırılan uygulamanın bir benzeri yürütülmekte ve İktisat, Hukuk ve Edebiyat Fakültelerinde doktoralarını hazırlayan öğrencilerle, bu fakültelerin lisans diplomasına sahip olanlar da Enstitü’nün meslek derslerini iki yarıyıl takip ettikten sonra mezuniyet sınavları için başvuruda bulunabilmekteydi. Ayrıca adı geçen fakültelerin lisans öğrencileri altıncı yarıyılı tamamlamış olmaları koşuluyla Enstitü’ye kayıt olabilmekteydi.

Enstitü mezuniyet imtihanlarında imtihan programı, öğrenim süresinde işlenmiş derslerden başka Türkçe kompozisyon ve yabancı dil sınavlarını da içermekteydi. Türkçe kompozisyon sınavında öğrencinin, verilen konuyu düzgün imla ve ifade ile açık ve kusursuz bir şekilde yapabilmesi şartı aranırken, yabancı dil sınavında ise, öğencinin kolaylıkla konuşabilecek ve bir gazete metnini Türkçeye çevirebilecek derecede beceri sahibi olması şartı aranmaktaydı. Enstitü öğretimine devam eden, yazılı ve sözlü sınavları başaranlara İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi tarafından, “Gazetecilik Enstitüsü Bitirme Belgesi” verilmekteydi. Enstitü sertifikası (Pekiyi), (İyi) ve (Orta) olmak üzere üç derece üzerinden verilmekteydi. Öğrencinin Enstitü’ye girişi sırasındaki öğrenim derecesi ve gazetecilikte çalışma süresi verilen mezuniyet sertifikası üzerinde belirtilmekteydi.

Enstitünün ilk yönetim kurulu üyeleri ve ders programı

Gazetecilik Enstitüsü’nün kurulduğu yıldaki İdare Heyeti, İstanbul Üniversitesi’nin öğretim üyeleri arasından seçilen bir müdürle, İktisat Fakültesi profesör ve doçentleri arasından seçilen ve dört üyeden oluşan idare heyeti tarafından idare edilmekteydi. Müdürlüğünü Ord. Prof. Dr. Şükrü Baban’ın yaptığı ve diğer üyelerinin de Prof. Dr. Hıfzı Timur, Prof. Dr. Refii Ş. Suvla, Prof. Dr. Besim Darkot, Prof. Dr. Hazım Atıf Kuyucak olduğu İdare Heyeti’nin ilk toplantısı 10 Ağustos 1950 Perşembe günü saat 15.00’de Enstitü Müdürlüğü odasında gerçekleşmişti.

Enstitünün tedrisat ve araştırma programı, gazetecilik mesleğinin ihtiyaçları gözönünde tutulmak suretiyle İdare Heyeti tarafından hazırlanmakta ve her yıl Haziran ayı içinde İktisat Fakültesi Profesörler Meclisi’ne sunulmaktaydı. Enstitü İdare Heyeti, tedrisat programına ek olarak konferanslar da düzenleyebilmekteydi. Enstitünün öğretim üyeleri üniversite mensuplarıyla gazetecilik sahası ile basın konularında bilgi ve uzmanlıkları ile tanınmış kimseler arasından seçilmekteydi. Bunun yanı sıra, Enstitü İdare Heyeti’nce, yurt dışındaki üniversitelerde veya yine yurt dışındaki meslekle ilgili kuruluşlarda uzmanlıklarıyla tanınmış kişilerin de ders vermeleri için çağrılması söz konusu olabiliyordu.

Enstitü öğretim konuları ise şöyleydi:

1- Umumi ve nazari öğretim:

  • İktisat (Nazari İktisat, İktisat Siyaseti “Orman, Sanayi, Ziraat Politikası”, Cihan Ekonomisi).
  • Esas Teşkilât Hukuku (Mukayeseli Esas Teştkilât Hukuku, Türk Esas Teşkilât Hukuku).
  • Maliye ve Mali Mevzuatımız
  • Medeni Hukuk
  • İdare Hukuk
  • Ceza Hukuku ve Usulü
  • Coğrafya (İktisadi Coğrafya ve Siyasi Coğrafya, Türkiye İktisadi Coğrafyası)
  • İçtimaiyat (Sosyoloji, İçtimai Doktrinler, İçtimai Siyaset, Türkiye’de Sosyal Siyaset, Halk Efkârı Psikolojisi
  • Şehircilik ve Sosyal Meseleleri
  • İstatistik ve Gazetecilik Tatbikatı
  • Devletler Hukuku ve Muahedeler Tarihi, Siyasi Tarih
  • Sanat ve Edebiyat Meseleleri.
  • Dünya ve Memleket Meseleleri (Aktüalite)
  • Yabancı Dil Egzersizleri (İhtiyari)

2- Mesleki ve teknik öğretim

  • Gazeteciliğin Tarihi
  • Meslek Terbiyesi ve Gazetecilik Ahlakı
  • Matbuat Hukuku
  • Gazetecilikte Yazı Nevileri ve Kompozisyon
  • Haber Alma, Toplama ve Bildirme Sanatı
  • Arşiv ve Dosya Tanzimi
  • Harf ve Makine Nevileri
  • Tertip Sanatı
  • Daktilografi ve Stenografi
  • Gazete Fotoğrafçılığı
  • Gazetecilik Tatbikatı

Enstitü yönetiminin ilk yıllarda karşılaştığı zorluklar:

İktisat Fakültesi Profesörler Kurulu’nun 24 Temmuz 1950 tarihli oturumunda seçilen Gazetecilik Enstitüsü İdare Heyeti iki yıllık faaliyeti süresince karşılaştığı sorunları hazırladığı raporla dile getiriyordu.

İdare Heyeti, adı geçen raporda, Enstitü Yönetmeliğinin Batı’daki benzer enstitülerin yönetmelikleri gözönünde tutularak hazırlanmış olduğunu ancak bunun tatbiki için gerekli maddi imkanlar sağlanamamış olmasından dolayı iki yıllık süre içinde çeşitli zorluklarla karşılaşıldığından bahsediliyordu.

Bu maddi imkansızlık nedeniyle Enstitü’de idari işleri yerine getirmekle yükümlü tek bir memurun bulundurulması ve bu memurun 670 öğrencisi bulunan Enstitünün tüm günlük idare işlerini, kayıt ve yazışmalarını, imtihanların hazırlıklarını yapmak gibi işleri tek başına yürütmek zorunda kalması dolayısıyla da tüm bu işlere yetişememesinden ötürü Enstitü İdare Heyeti’nin Enstitünün idari işlerini bizzat kendilerinin yapmak zorunda kalmasından, İktisat Fakültesi Dekanlığı’na ikinci bir memur talebinde bulundukları halde bu taleplerinin karşılanmamış olmasından yakınılıyordu.

21 Ağustos 1952 tarihli bu rapora göre, Enstitü İdare Heyeti’nin maddi imkansızlıklar nedeniyle karşı karşıya bulunduğu bir diğer zorluk da Enstitü’de mesleki dersleri verecek kimselerin bulunmasında yaşanmıştır. Türk gazetecilik seviyesini, medeni gazetecilik seviyesine doğru yükseltmek amacıyla kurulan Enstitüde Umumi Gazetecilik Tarihi, Halk Efkârı Psikolojisi, Arşiv ve Dosya Tertip Sanatı gibi meslek derslerini okutacak kimselerin bulunmasında oldukça ciddi güçlükler yaşanmış ve kurulduğu tarihten itibaren bu ve diğer tüm meslek derslerinin sorumluluğu Burhan Felek, Cevat Fehmi Başkut, Şevket Rado ve Enis Tahsin Til’in omuzlarına binmiştir. Başka pek çok isme çağrı yapılmışsa da teklif edilen ders ücretlerini yetersiz bulan bu kimseler Enstitü’de ders vermeyi kabul etmemiştir. İki yıl boyunca, adı geçen isimlerin fedakarlığıyla yürütülen dersler, son derece düşük bir ücret karşılığı görev yapan bu hocaların, ücretlerin artırılmaması durumunda daha fazla hizmet veremeyeceklerini bildirmiş olması karşısında aksama tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

Bu güç koşullar altında eğitim vermeye çalışan genç Enstitü, bu ve bunun gibi olumsuzluklara rağmen öğrencilerine muntazam bir eğitim vermeye gayret etmiş ve bu ilk kuruluş evresini elden geldiğince iyi bir yönetimle bir sonraki İdare Heyeti’ne devretmiştir. Yeni gelen yönetim de ilk iş olarak ellerindeki mevcut öğretim elemanlarını kaybetmemek maksadıyla ders saati ücretlerinin artırılması için İktisat Fakültesi Dekanlığı’na müracaatta bulunmuş ve bunun sonucunda 10 TL. olan ders ücretleri 20 TL.’ye çıkarılmıştır.

Enstitünün yüksek eğitim kurumu sayılması için verilen uğraşlar:

1950-1951 öğretim yılında toplam öğretim süresi dört sömestre olmak şartıyla ilk öğrencilerini kabul eden ve 1952 yılında ilk mezunlarını veren Gazetecilik Enstitüsü öğrencileri ve mezunları da bazı sorunlarla karşılaşmış, ve ilk birkaç sene, üniversitenin diğer bölümlerinde kayıtlı öğrenciler veya mezunlarla aynı statüde tutulmamanın sıkıntısını yaşamıştır. Enstitü mezunlarının, iki yıllık eğitimleri sonucu almaya hak kazandıkları Gazetecilik Enstitüsü Bitirme Belgesi’nin, diploma niteliğine sahip olmadığı, kendilerinin yüksek tahsil derecesinin tanınmaması ve bu durumun düzeltilmesi maksadıyla İ.Ü. Rektörlüğü’ne yaptıkları başvurular, Enstitü İdare Heyeti’nce Enstitü Yönetmeliğinin 19. maddesi gerekçe gösterilerek geri çevrilmiştir. Ancak sıklıkla yapılan başvuruları dikkate alan Enstitü İdare Heyeti, mezunlarının ve öğrencilerinin mağduriyetini önlemek amacıyla Enstitü Yönetmeliği’nde yapılması gereken değişiklikler arasına verilen mezuniyet belgesinin sertifika veya diploma olarak adlandırılmasına yönelik talepte bulunmuş ve bu talebini birlikte İktisat Fakültesi Dekanlığı’na iletmiştir.

Gazetecilik Enstitüsü’nce İktisat Fakültesi Dekanlığı’na verilen 22 Mayıs 1954 tarihli bir yazıyla, ’Bitirme Belgesi’ tabirinin, orta öğretimde iki yıl üst üste kalan öğrencilere verilen bir belge olarak halk diline kadar inmiş bir tabir olduğu ve başarısızlık ile aynı anlama geldiği vurgulanarak, Yönetmeliğin 19. maddesinde yer alan ’Bitirme Belgesi’ tabirinin yerine ’Diploma’ kelimesi teklif olunmuştur. Enstitü’nün yapmış olduğu teklifi inceleyen İktisat Fakültesi Dekanlığı, Yönetmelikte yapılması önerilen değişiklikleri kabul etmiş ve bu değişiklikler 29 Kasım 1954 tarih ve 8.865 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Buna göre; ’Enstitü’ye devam eden öğrenciler, üniversite öğrencilerine mahsus hiçbir haktan faydalanamaz’ ibaresi kaldırılarak “bitirme belgesi” tabirinin yerine de “sertifika” ibaresi kabul olunmuştur.

Eğitim süresi üç yıl oluyor

Enstitünün kurulduğu yıl umut edilen başarılar, titizlikle yürütülmekte olan çalışmalar yönetici ve öğrenci kadrosuyla gerçek hedefini bulmuş, 1967-1968 ders yılından itibaren eğitim süresi üç yıla çıkarılmıştır. 1967 yılında Enstitünün yönetmeliğinde yapılan bir değişiklik ile enstitünün amaçları arasında, basın, radyo, televizyon, ilancılık ve halkla münasebetler alanlarına giren konularda ilmi, mesleki öğretim ve araştırma yapmak yer almıştır. Aynı yıl ders programında halkla münasebetler ve propaganda dersi, ilancılık ve reklamcılık dersleri ile radyo televizyon işletmeciliği derslerine yer verilmiştir. Bu tarihte Yönetmelikte yapılan yeni bir düzenlemeyle Enstitü öğretimine devam eden ve sınavlarında başarılı olanlara, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi tarafından “Gazetecilik Enstitüsü Diploması” verilmeye başlanmıştır.


Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Enstitüsü oluyoruz

1971-72 ve 1972-1973 öğretim yılında iki yıl süreyle yaşadığı idari ve mali sıkıntılar nedeniyle öğrenci kaydedememe durumuna düşen ve dolayısıyla da kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya kalan Enstitü, 1973-1974 öğretim yılından itibaren yeniden öğrenci alımına başlamıştır. Enstitü’den mezun olan ve daha sonraki dönemlerde “Başlık ve Mizanpaj Tekniği – Haber Tekniği” isimli dersleri veren Doğan Heper, sonraki yıllarda konuyla ilgili düşünceleri sorulduğunda Enstitü’nün kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı dönemleri üzüntü ile karşıladığını belirtir.

1973 yılında İktisat Fakültesi Genel Kurulu’nun görevlendirdiği bir komisyon Gazetecilik Enstitüsü’nün son durumunu ve Türkiye koşulları içindeki yerini incelemiştir. İncelemeler sonunda Enstitü’nün, lise mezunlarına kısa süreli bir lisans eğitimi sağladığı ve çok kısa sürede yüksek tahsil diploması almak isteyenlere hitap ettiği anlaşılmıştır. Hatta birçok öğrencinin yalnızca askerliğini subay olarak yapabilmek amacıyla Enstitü’ye kayıt yaptırdığı sonucuna varılmıştır. Bu durum karşısında Enstitü’ye yeni bir kimlik ve şekil vermenin kaçınılmaz olduğu kanaatiyle harekete geçilmiş ve Yönetmelikte yapılan değişikliklerle Enstitü’nün, Basın-Yayın alanında çalışmak isteyen kişilerin uzmanlaşabilmeleri için daha yararlı ve etkili bir kuruluş haline getirilmesi için çalışmalarda bulunulmuştur. Gazetecilik ve halkla ilişkilerin, demokratik rejimlerde gün geçtikçe kazandığı önem karşısında Enstitü’nün ders programına halkla ilişkiler ve ilancılık konularıyla ilgili yeni dersler eklenerek Enstitü’nün adı da Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Enstitüsü olarak değiştirilmiş, üç yıllık eğitimini başarıyla tamamlayanlara da İktisat Fakültesi tarafından “Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Enstitüsü Diploması” verilmeye başlanmıştır. Söz konusu Yönetmelik değişikliği İstanbul Üniversitesi Senatosu’nda 12 Haziran 1975 tarihinde kabul edildikten sonra 1975 tarih ve 15.294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra yürürlüğe girmiştir.

1975-1980 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Enstitüsü adı altında eğitim veren Enstitü’de, o dönemde ders verenler arasında Abdi İpekçi, Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil gibi isimler de bulunmaktadır. Aynı dönemde, öğrencilerin kuramsal bilgilerin yanında sektörde uygulama yapmalarını sağlamak amacıyla bir staj yönetmeliği hazırlanmıştır ve Abdi İpekçi’nin sağladığı olanaklarla öğrenciler Milliyet Gazetesi’nde staj çalışmaları yapmaya başlamıştır. Yine bu dönemde, 1975 tarihinde yapılan yeni yönetmelik değişikliği ile “Yüksek Lisans Diploması” verilmeye başlanmıştır.


Enstitüden Yüksekokula

Kurulduğu 1950 yılından 1980’e kadar Enstitü statüsüyle eğitim veren fakültemiz, 1980 yılından itibaren Yüksekokul statüsüne kavuşmuş, 1980-1982 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulu adını almış, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’ndan sonra 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı Basın Yayın Yüksek Okulu adı ile faaliyetini sürdürmüş ve bu tarihten itibaren eğitim süresi dört yıla çıkmıştır. Yüksek Okul, 1983-1984 eğitim öğretim yılı başında üç katlı yeni binaya taşınmıştır. Aynı öğretim yılında basın-yayın alanında “Doktora” öğretimine de başlanmış, böylelikle kendi öğretim elemanlarını yetiştirme imkanına sahip olunarak yüksekokula 5 araştırma görevlisi alınmıştır. 1983-1984 öğretim yılı yüksekokul son derece önemli gelişmelere sahne olmuş ve aynı yıl içinde “Türkiye’de Yabancı Dilde Basın” konulu uluslararası bir sempozyum düzenlenmiştir. Düzenlenen bu sempozyum kendi alanında ilk bilimsel toplantı olma özelliğini taşımaktadır. Bu dönemde ders veren hocalarımız arasında, Oktay Verel, Doğan Heper, Doğan Koloğlu, Oktay Kurtböke gibi isimler bulunmaktadır.

Bu dönemde yaşanan önemli bir gelişme de, Hürriyet Gazetesi’nin Ofset baskı araçlarını yüksekokulumuza bağışlaması ve Asil Nadir’in Yüksek Okulumuz için bir televizyon stüdyosu kurmasıdır.

Yüksekokul’da öğretim 1989 yılına kadar “Gazetecilik ve Halkla İlişkiler” ve “Radyo Televizyon” adı altında iki bölümde yapılırken 1989 yılından itibaren Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümleri birbirinden bağımsız bölümler haline getirilerek, öğretim “Gazetecillik”, “Tanıtım ve Halkla İlişkiler”, “Radyo Televizyon” adı altında üç bölümde yapılmaya başlandı. Öğretim, dersler ve uygulamalı çalışmalar şeklinde gerçekleşiyordu. Derslerin amacı, kuramsal ve uygulamalı bilgilerin bilimsel çerçevede çağdaş araç ve gereçlerden de yararlanılarak anlatılması, açıklanması ve öğretilmesiyken uygulamalı çalışmaların amacı ise, basın-yayın alanı içerisine giren faaliyetlerin uygulanmasının ve gerçekleştirilmesinin sağlanmasıydı. Bu çalışmalar öğrencilerin aldığı kuramsal bilgilerin mesleki alanda kullanılması yeteneğinin sağlanması amacıyla yürütülürdü. Uygulamalı çalışmaların yürütülmesi maksadıyla yüksekokul bünyesinde 1986 yılında, öğrencilere gazetecilik eğitimini vermeyi amaçlayan İletim Gazetesi ile 13 Ocak 1989 tarihinde yine aynı amaçla İstanbul Üniversitesi Haber Ajansı (İÜHA) kurulmuştur. Bunları, Ekim 1988 tarihinde halkla ilişkiler alanında öğrencilere pratik uygulama imkanı sağlamayı amaçlayan Tanıtım Halkla İlişkiler Grubu izlemiştir.

Enstitü’den yüksekokula geçildikten sonra gelişmeler birbirini takip etmiştir. Okul bünyesinde profesyonel bakış ve amatör ruhla uygulamalı dergicilik eğitimi vermek amacıyla, Ekim 1989 tarihinde 4.Boyut Dergisi yayınlanmaya başlarken, Mayıs 1991’de Akademik Medya ve Kamaoyu Araştırmaları Grubu (Akademedya), Ekim 1991 tarihinde ise öğrencilere reklamcılık alanında kurumsal eğitim vermek amacıyla Reklam Grubu kurulmuştur.


Fakülte oluyoruz

İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, 11 Temmuz 1992 tarih ve 21.281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3837 sayılı kanun ile “İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi” adını alır. 1992-1993 öğretim yılında, İletişim Fakültesi’nin ilk dekanlığına yüksek okul müdürü Prof. Dr. Tayfun Akgüner atanır.

Önceleri İÜ Rektörlüğü’ne bağlı olan Basımevi ve Film Merkezi 1992 yılında Basın Yayın Yüksekokulu’nun fakülte olması üzerine İletişim Fakültesi’nin bünyesine alınır. Ders kitapları, fakültelerin süreli yayınları ve İletişim Fakültesi’nin bünyesinde çıkarılan İletim, 4.Boyut, Kaleidoskop ve Sinema Yazıları gibi yayınlar bu merkezde basılır.

Hukuk Fakültesi’nin “iki numaralı dershane”sinde başlayan Gazetecilik Enstitüsü’ndeki yolculuk, bugün İletişim Fakültesinin kendi binasında devam etmektedir.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi bugün; Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü olmak üzere, üç ayrı dalda lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi vermektedir. İletişim Fakültesi bu alanlardaki araştırma, çalışma ve eğitim etkinliklerini kadrolu öğretim üyelerinin ve diğer üniversite öğretim üyelerinin yanı sıra, başarılı basın çalışanları, halkla ilişkiler uzmanları, deneyimli radyo-televizyoncular ve seçkin sinemacılar ile birlikte sürdürmektedir. Böylelikle arzulanan üniversite ve alan işbirliği sağlanmakta, kuram ve uygulama birleştirilebilmektedir.

Fakültemizde bölüm derslerinin yanı sıra, iletişimcilerde olması gereken genel kültürün oluşumunu sağlamak amacıyla verilen tüm bölümlerin ortak olarak aldıkları pek çok ders mevcuttur. İletişimde Aktöre, İmagoloji ve Beden Dili, Güzel Sanatlar, Toplumbilim, Hukuk ve İktisat bu ortak derslerden bazılarıdır. Ayrıca isteğe bağlı olarak bir yıl süreyle İngilizce, Almanca ve Fransızca hazırlık eğitimi verilmektedir.

Öğrencilerimizin her yıl aldıkları kendi alanlarına yönelik zorunlu branş dersleri yanında seçmeli olarak sunulan dersleri de bulunmaktadır. İletişim Fakültesi mezunları, günümüz toplum yapısında en çok gereksinim duyulan çekirdek kadroyu ve vasıflı elemanları oluşturduklarından, iş olanakları açısından zengin, ulusal ve uluslararası güncellik açısından da seçkin bir mesleğe adım atmaktadırlar. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde daha iyi eğitim vermek, alanlarında başarılı akademisyenler yetiştirmek amacıyla sürekli bir yeniden yapılanma mevcuttur. Bu yapılanma doğrultusunda öğrencilerin nasıl bir eğitim istedikleri araştırılmakta ve alınan sonuçlar değerlendirilmektedir.

11/08/2012
12398 defa okundu


İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi

Kaptan-ı Derya İbrahim Paşa Sokak

34116 Beyazıt/İstanbul

Tel: +90 (212) 440 00 00 (12604-DEKANLIK) | Mail: iletisim_dekan@istanbul.edu.tr